Saturday, November 28, 2015

seker ve tatlandirici konusu

hayati boyunca kilo sorunu yasayip da bunun sebeplerinden biri olarak tatliya duskunlugunu gostermeyen var midir? kadin olarak tatliya duskunlugumuz malum, ister regl donemi deyin, ister can sikintisi, ister nutella, isterseniz de cikolata, hepimizin bir sebebi ve vazgecemedigi tatlisi mevcut. “ben hic tatli sevmem” diyen o kizi bogazlamak istemedik mi hepimiz? “kilo almak istiyorum” diyen kizdan sonra en kotusudur kendisi bence :)
http://media.npr.org/
diyetteyseniz tatli yememeniz gerektiginin farkindasiniz. ancak farkinda olmak ve yapabilmek cok ayri iki kavram, biliyoruz ama yapamiyoruz. tatli istedigimiz yuzunden kac defa diyetimizden olduk, kac defa bastan basladik, kac kere pismanlik duyduk degil mi? sonuc olarak tatlilar ve diyet ates ve su gibi, ayni ortamda biri varsa digeri var olamiyor :(
iste burada -siz diyin bilim adami ben diyeyim is bilir gida firmasi- imdadimiza yetisti: tatlandirici! gercek olamayacak kadar guzel, kalori sifir ama tadi ayni seker! birsey gercek olamayacak kadar guzelse genelde o iste bir bit yenigi vardir ya hani, tatlandirici tam olarak oyle… neden mi?
kalorisi olmayan birseyin vucudunuza girip de size dogrudan kilo yapmasi imkansiz, cok su ictigi icin kilo aldigini dusunen insanlar taniyorum, ya da vitamin aliminin kilo yaptigindan emin olan kisiler, yanlis! hemen soyleyeyim, kalorisi olmayan tatlandiricilar size dogrudan kilo yapmayacaktir. ancak dolayli olarak kilo almanizi saglamak, sagliginizi bozmak, insulin direncine, norolojik problemlere ve hatta kansere bile sebep olduguna dair yuzlerce arastirma mevcut!
oncelikle seker ve tatlandiricilari sayalim:
maltodextrin, maltose, dextrose, glucose, fructose, stevia, splenda, sukroz, caramel, invert sekeri, rafine seker, pekmez, akcaagac surubu, bal, glycerol, lactose (sut sekeri), seker kamisi suyu, arpa malt surubu, hindistan cevizi sekeri, xylitol, sorbitol, isomalt, mannitol, erythritol, acesulfame, aspartame, cyclamate, neotame, saccharin, suclarose, hurma surubu, misir surubu ve daha onlarca farkli isim…
bunlardan size tanidik gelebilecekler:
misir surubu: pasta, biskuvi, sekerleme ve aslinda akliniza gelebilecek her yerde, GDO icerme sansi asiri yuksek, vucudunuza girebilecek en zararli seylerden biri…
rafine seker: bildigimiz beyaz seker, modern zamanlarin uyusturucusu.
stevia: bitkisel oldugundan zararsiz oldugu kabul edilen 0 kalorili tatlandirici ancak laboratuvarda sentezlenen beyaz kristal halindeki stevia’nin dogadakiyle benzerliginin ne kadar kaldigi muamma…
aspartame, saccharin, splenda, acesulfame: diyet biskuvi ve sodalarda, cola light ve zeroda kullanilan tatlandiriclardan, zararli olduklarina dair yuzlerce arastirma ve bilimsel calisma mevcut
sorbitol, mannitol, xylitol, isomalt, erythritol: alkol sekerleri, genelde tatlandiricili sakizlarda ve protein barlarda kullanilir.
lactose: sut sekeridir, sut, yogurt, kefir ve ayranda karbonhidrat olmasi bu sekerden kaynaklanir. dunya uzerinde cok fazla insanin bu sekere alerji ya da intoleransi vardir, bu durum ufak rahatsizliklardan, depresyona, eklem agrisindan yasam suresini kisaltmaya kadar buyuk problemlere neden olabilir. yapilan son arastirmalar sut icmenin insanlar icin, diger tum memeliler gibi bebeklikten sonra kesilmesi gerektigini kabul eder. sut yogurt oldugunda ise bu sekerin etkisi daha az hissedilir, bu nedenle sut yerine ev yapimi keci yogurdu ve kefir kullanmaniz yarariniza olacaktir.
glukoz: dextrose ya da uzum sekeri de denir. vucudun ana enerji kaynagidir (ketogenic diyette degil ama, biz ketonu ana enerji kaynagi olarak kullaniyoruz). dunyada en yaygin bulunan seker cindisir, en kucuk yapi tasidir. nisastadan sentezlenir, sindirimi agizda baslar. butun sekerler gibi fazlasi sismanlik, diyabet ve kanser sebebidir, gunluk alinan miktar dengelenmelidir. kanda surekli bulunmasi pankreas, karaciger metabolizmasini bozar, bu da butun olumcul hastaliklarin ana sebebidir.
fruktoz: meyve sekeridir, basit sekerdir, kana hizla karisir ve kan sekerini hizli yukselterek insulin mekanizmasini uzun vadede bozar. glukozdan cok farkli sentezlenir, vucutta her hucre glukoz kullanabilirken fruktoz sadece karacigerde metabolize edilir. bol kalori ve meyve yiyen kisilerde karaciger meyve sekerini yaga donusturup depolar. sanilanin aksine gut hastaligi bol proteinden degil bu sekerden yani cok bol meyveden kaynaklanir, karaciger yaglanmasi, siroz, bel cevresi kalinligi, insulin direnci, sismanlik, tip 2 diyabet, leptin direnci de diger hastaliklardan bazilaridir. burada dikkat edilmesi gereken fruktozu katki maddesi olarak baska yerlerden almamaktir, yoksa gunde yediginiz 1 porsiyon meyve bu yukaridakilere sebep olmaz. ornek olarak jelibonlardaki meyve tadini ve tatliligi vermek icin aromalar ve fruktoz kullanilir ve bu asiri zararlidir, yine ayni sekilde gunde 6-8 porsiyon meyve yemek yararindan cok daha fazla zarar getirir ancak gunde 1-2 porsiyon meyve ozellikle gunun erken saatlerinde yenildiginde yararlidir ve yukaridakilere sebep olmaz, ancak suyunu degil, fiberiyle beraber butun meyveyi yediginizden emin olun. suyunu sinirsiz icmeniz gereken sey sebzeler, her gun ve kilolarca…
maltodextrin: nisastadan elde edilen bir katki maddesi, gidalarda hem kivam arttirir, hem tat verir. basit sekerdir, hemen kana gecer ve kullanilmadiginda yaga donusur.
agave surubu, akcaagac surubu, hindistan cevizi sekeri, bal, pekmez, hurma surubu: rafine sekerden daha saglikli oldugu suphe goturmeyen ama vucutta beyaz sekerle ayni etkiyi gosteren seker cinsleri. yani beyaz seker yerine akcaagac surubu kullandginizda beyaz sekerin zararlarini vucudunuza sokmayacaksinizdir ancak insulin seviyeniz, kalori aliminiz, beyinde seker alimiyla uyarilan bolgelerdeki algi beyaz sekerle aynidir. daha saglikli olabilir ama gunun sonunda yine de zararli. ozellikle agave surubu artik saglikli olarak kabul edilmiyor, icinde yuksek oranda fruktoz var ve onun da zararlarini yukarida konustuk…
tatlandiricilarin kalori icermemesine ragmen size zamanla sismanlatmasi ise kisaca su sebepten kaynaklanir: tatli birsey yediginizde beyninize aninda sinyal gidecektir, beyin yediginizin beyaz seker mi yoksa stevia mi oldugunu anlayamaz, bu ayrimi yapmak diger organlarinizin isidir. beyin tatli algilamasini yaptiginda insulin seviyeniz yukselir, her ne kadar kaninizda seker dolasmasa da insulin bir kere kaniniza girmis olur. yani siz kalori almasaniz da insulin salgilarsiniz ki bu kalori almaktan daha zararlidir cunku zamanla insulin metabolizmaniz bozulur ve biz buna insulin direnci, daha sonra da tip2 diyabet diyoruz… tatlandiriclarin tek zarari bununla sinirli da degil, kanser riski, notolojik hastaliklar, bas agrisi ve bircok farkli rahatsizliklarla iliskilendiriyorlar, kisacasi saglikli yasaminizda yer almiyorlar. burada da surekli soyledigim su yola cikiyoruz: aromali, tatlandiricili, nisastali tatlilar size kilo yapmiyor saniyorsaniz ne yazik ki yapiyor, hem de yaninda baska hastaliklarla elele geliyorlar. en iyisi tatlandirici alimini minimumda tutmak, onun yerine meyve yemek ve meyveleri kullanmak…

ketogenic beslenme icin alisveris listesi

ketogenic beslenmede neler yiyebilirim, markete gidiyorum neler alabilirim diyen herkes icin yararli olabilecek bir alisveris listesi cikarmaya calistim. birseyler eklemek isterseniz ya da neden su gidayi neden almiyoruz derseniz yorumlarinizi bekliyorum :)
etler ve kumes hayvanlari:
tavuk – yagsiz diyetlerdeki gibi sadece gogus eti degil, kanatlar, but ve kelebek, kiyma gibi tum kisimlari, antibiyotiksiz ve hormonsuz bulabilirseniz mukemmel olur
her turlu hindi eti
ordek ve av hayvanlari eti
her turlu dana eti
her turlu kuzu eti – yuksek yag orani nedeniyle yagsiz diyetlerde genelde yasaklanan kuzu eti ketogenic beslenmede serbest, lezzetsiz kuru etten cok daha guzel hem :)
kasaptan veya guvenilir kaynaklardan alinacak sucuk ve pastirma
yabanci ulkelerde tercih edildigi icin belirtmek istedim ki domuz eti, kanguru eti de kullanilabilir.
kacinmaniz gereken etin bembeyaz gorunecek kadar asiri yagli kisimlari, tavuk derisi ve kuyruk yagi, katki maddesi iceren sosis, slam gibi sarkuteri urunleri, fast food zincirlerinin nugget ve dana kofte gibi katkili ve kimyasalli etleri…
deniz urunleri:
somon bu beslenme icin en uygun balik, hem bol saglikli yagli, hem omega 3 zengini. ancak mumkunse ciftlik olmamali…
fume somon
zeytinyaginda ya da suda olmak kaydiyla konserve ton baligi ve konserve sardalya (aycicek yaginda satilanlari hidrojene yag icerdiklerinden satin almayiniz)
mevsiminde tum baliklar (lutfen baliklarin daha yavruyken avlanilmadigina dikkat edelim, balikciligi ve baliklari korumak icin cok onemli)
yengec, ahtapot, tereyaginda kalamar ve karides gibi deniz urunleri
sut urunleri:
yumurta
yemek kremasi
eksi krema
cheddar, beyaz, kasar ve parmesan gibi sert peynirler
saf krem peynir, lor ya da brie gibi yumusak peynirler
tam yagli yogurt
kuruyemis ve tohumlar:
cig badem, taze ve kuru ceviz, findik, hatta evde ya da disarida buzlu badem :)
cig macadamia, brezilya findigi, pecan cevizi gibi ithal kuruyemisler
kavrulmamis ay cekirdegi ve kabak cekirdegi
susam, corekotu ve keten tohumu
yaglar:
soguk sıkım sizma zeytinyagi
hindistancevizi yagi
saf tereyagi
avocado yagi
meyveler:
az miktarda orman meyveleri
ne kadar yeseniz o kadar iyi avocado
hindistan cevizi
geri kalanlar ne yazik ki cok sekerli olduklarindan cok cok az!
sebzeler:
aslinda hepsi! ama bazilarinin carb orani dusuk dolayisiyla daha fazla miktarda yenebilir:
ispanak, yesillikler, salatalik, brokoli, karnabahar, kereviz, sarimsak, kabak vs.
carb miktari nedeniyle dikkatli tuketilecekler:
pancar, havuc, domates, kirmizi ve yesil biber, taze fasulye ve borulce, sogan vs.
ama dikkatli derken bile mumkun oldugunca cok, sadece gec saatte degil…
soslar ve ek gidalar:
butun baharatlar
hardal (asidik olmasi nedeniyle az)
ev yapimi mayonez
icerigindeki tuz nedeniyle abartmadan tursu
seker ilavesiz salca
az miktarda saf nar eksisi
az miktarda balzamik sirke
limon suyu (1 corba kasigi 1 gr carb ama yarari sinirsiz)
tabasco gibi katkisiz aci soslar
kapari
zeytin
alinmayacaklar:
GDO nedeniyle misir
sekerli soslar
tatlandiricilar, Stevia da abartmadan kullanilmali
yapay sise aromalar
iceriginde koruyucu, GDO ve misir surubu bulunan tum gidalar
ekmek gibi gereksiz hamallik sebebi carblar
pahali ama saglikli ve diyete yardimci yararli besinler:
chia tohumu
hindistan cevizi sutu
taze hindistan cevizi
hindistan cevizi ya da badem unu
avocado
badem sutu
umarim hem ketogenic beslenmeyi daha iyi anlamaniza yardimci olabildim hem de mutfak alisverisiniz icin fikir vermis oldum :)

kursun gecirmez (bulletproof) kahve nedir? sizin icin neden iyidir?

oncelikle ketogenic beslenirken aclik duygumuzun cogunlukla yok oldugunu hatirlatmak isterim (http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17228046). yani yataktan cogu kez kurt gibi ac olmak yerine aksine hic birsey yemek istemeyerek kalktigim cok oluyor. bunun ana nedeni carb almadigimiz icin insulin mekanizmamizin atalarimizinki gibi calisiyor olmasi, yani surekli “ne yesek” seklinde degil de gunde 2 ogun ve aciktigimizda yememizin bize bir artisi. 2000 yil once yemekler bu kadar cok ve cesitli, her yer market dolu olmadigindan, yemek ancak avlanarak ya da tarladan toplanarak yendiginden eski insanlar surekli yemek yemiyor, ogun aralari uzun oluyor ve gune erken baslayip erken yatildigindan beslenme saatleri gecelere uzamiyordu. saglikli beslenmek icin eskiye donmek gerektigi asikar, donulecek en saglikli aliskanliklardan biri de surekli atistirmamak ve insulin salgilanmasini minimuma indirmek… zamaniniz varsa yukarida kisaca bahsettigim tas devri (paleo) beslenmeyi inceleyin derim, bu konuda zaten yazacagim, ketogenic beslenirken alkali yemeye calistigim gibi bu esasla da besleniyorum, zaten saglikli beslenme ilkeleri hep icice, hep benzer…
kursun gecirmez kahve
simdi bu giristen sonra kursun gecirmez kahveye gelelim: sabah kalkip da ac hissetmedigimde ya da 9da uyanirsam ancak ilk yemek saat 12deyse (daha once 12-19 arasi beslendigimi soylemistim) gune kahveyle baslamak guzel bir alternatif. ancak asla neskafe gibi kimsayal icerikli bir kahve degil, guzel bir filtre kahve ile… starbucks’ta ve daha bircok yerde herkesin kesesine ve keyfine uygun pakette satilan cekirdekler mevcut, kahve presi icin cektirebilirsiniz, makine almaniza hic gerek yok, pasabahce’de ve bircok yerde kahve presleri cok uygun fiyatlara satiliyor. kahve icmek guzel bir keyif, neskafe yerine filtre kahve ile bu keyfinizi arttirabilirsiniz. filtre kahvenizi demleyip de fincana almadan once blendarda tuzsuz tereyagi (ben kullanmiyorum ancak kullananlar cok), 1 kasik hindistan cevizi yagi, bulabilirseniz 100 ml hindistan cevizi sutu, isterseniz tam yagli 50 ml sut (cok tavsiye etmesem de) ya da krema ile 10 sn kadar kopurtup bardaginiza alip icebilirsiniz. icine tarcin veya yenibahar atabilirsiniz, saf ve ekstra seker eklenmemis kakao, 1 kare bitter cikolata ve isterseniz stevia ile sicak cikolata haline getirebilirsiniz. kahvenizin bulletproof olmasi icin icinde kesinlikle yag ya da krema olmasi lazim, bu birinci kural. blendar ya da el karistiricisi ile karistirip kopurtmeniz lazim, aksi takdirde yag kahveden ayrilir ve midenizi bulandirabilir, zaten lezzeti de ayni olmuyor, bu da ikinci kural. ben kahvemi 1 kasik hindistan cevizi yagi, 100 ml hindistan cevizi sutu ve tarcinla yapiyorum, normalde asla kahve icmeyen ben bile keyifle ve severek iciyorum.
bu kahvenin diger yarari ise gun icinde yeteri kadar saglikli yag almadigimi dusundugumde ve yemek yemek istemedigimde hem yag alimimi arttirmak hem de kahve ile keyif yapmak… ketogenic beslenmede acikmadigimi hatirlatmak isterim, bazen aksam yemegi yemek istemedigimde bu kahve en buyuk yardimcim, kahvaltiyi gec saatte yapacaksam ama erken kalktiysam yine en buyuk keyfim, spordan 30 dk once metabolizma hizlandirmak icin, diyetteyken sicak cikolata keyfi icin, metabolizmaya yararli tarcini sut yerine farkli bir icecekle icebilmek icin birebir… diyet yaparken hem keyifli hem saglikli cok fazla icecek secenegi yok, hersey ya sekerli, ya suruplu ya da tatlandiriciliyken bu kahve gercekten diyet kurtarici… hindistan cevizi yaginin MCT (medium-chain triglyceride) icerdigini ve bu yag cesidinin daha az yemek yeme istegine sebep olmak, yag yakimina yardim etmek, vucuda fazladan kalori yaktirmak gibi yararlara sahip oldugunu, beyin hastaliklarinda tedavi edici, icerigindeki lauric asit ile vucudu bakteri ve mikroplardan arindirici, acligi bastirici, keton uretimine yardimci, kolestrol dusurucu, kalp hastaliklari ve Alzheimer’s dan koruyucu ozellikleri oldugunu bir onceki postumda da anlatmistim. yani kahve icerken bir yandan butun bu yarari almak son derece guzel, icine 1 kasik hindistan cevizi yagi koymak sarti ile tabi… bu da kursun gecirmez kahveyi su, sebze suyu, yesil caylar ve hindistan cevizi suyu ile birlikte en yararli sivilar listesine oturtuyor, tabi gunde en fazla 2 fincan…

saglikli yag derken ne demek istiyorum?

bundan 200 sene once yasiyor olsaydik yaglari saglikli ya da sagliksiz diye ayirmamiza pek gerek yoktu aslinda. bitkilerin tohumlari laboratuvarda mutant hale gelmemis, hayvanlar antibiyotikle tanismamis, tavuklar serbest dolasiyor, zeytin tas sıkımla yaga donusuyor, tereyagi saglikli hayvandan dogal yolla elde ediliyordu. her yenilen saglikli, ahirdan ya da tarladan geliyordu, besinler ve fabrika yanyana gelmeyen iki kelimeydi.
sonra ne oldu? insanoglu teknolojide ilerledi, sanayi tarimdan onemli hale geldi, para kazanmak dunyanin en onemli konusu oldu. 1 birim koyup 2 birim alan ciftci neden 5 birim almayayim diye dusunurken sanayici neden 1 birim bugdaydan 3 degil 10 tane ekmek yapmayayim demeye basladi… maliyeti dusurmek ve kari yukseltmek icin etik ve insan sagligina saygi coktan terkedildi, tuketici kandirilacak, parasi alinip sagligi bozulacak insan grubu haline geldi.
ornek mi? eskiden sadece soguk tas sıkım ile elde edilen zeytinyagi endustriyel sekilde uretilirken dogalligini kaybetti. tereyagi eskiden saf tereyagi iken kari arttirmak icin bitkisel yagla karistirildi. misir tohumlari dogalken GDO’lu tohumlarla misir kanserojen hale geldi, yagi da ayni sekilde kirletildi. sebze yaglari hidrojene edildi, trans yaga donustu, margarin diye birsey ortaya cikti. annemin cocukluguna dair bir anisi var, yasadiklari koye gelen bakkal koyde annesinin urettigi 1 kg saf tereyagi karsiliginda anneme 1 adet margarin verirmis, degisimi dusunebiliyor musunuz? margarin annem ve arkadaslarina saglikli ve modern gelirmis, bakkal da saf tereyagini sehire goturup ne paralara satiyordu tahmin edebilirsiniz… buzdolabi olmayan evlerinde tereyagi yazin gunluk kisin haftalik tuketilirken margarinin asla bozulmadigini soyluyor annem, o zaman suphelenmeye basladik dogalligindan diyor. hangimiz evine asla ve asla margarin girmedigini soyleyebilir? cocukken evde yapilan kekleri dusunun, yeri geldi 1 kalip atti anneniz icine…
iste boyle bir uretim ortaminda neler saglikli yag, nelerden kacmak lazim?
hemen kacilmasi gerekenleri sayalim: misirozu, aycicek, bilindik markalarin endustriyel uretim tereyaglari, riviera zeytinyaglari, margarin, tavuk derisi, kirmizi etlerin gorunen beyaz etleri, kuyruk yagi…
saglikli olanlar ise az ama oz: soguk sıkım sizma zeytinyagi, avocado, badem ve cevizden cikan yaglar, ciftlik degil vahsi ortamda yetisen baliklarin yaglari, saf tereyagi, ve benim favorim hindistan cevizi yagi…
ozellikle yemek pisirirken yanma derecesi yuksek oldugundan sizma zeytinyagi tercih edilmeli cunku yanan yag trans yaga donusur ve trans yag size onlarca hastalikla geri doner.
hindistan'da yol kenarinda satilan olgun hindistan cevizleri...
hindistan cevizi yagi palmiye yagi ile birlikte MCT (medium-chain triglyceride=orta uzunlukta zincir trigliserit) iceren tek yagdir. MCT daha az yemek yeme istegine sebep olmak, yag yakimina yardim etmek, vucuda fazladan kalori yaktirmak gibi yararlara sahiptir. beyin hastaliklarinda tedavi edici, icerigindeki lauric asit ile vucudu bakteri ve mikroplardan arindirici, acligi bastirici, keton uretimine yardimci, kolestrol dusurucu, kalp hastaliklari ve Alzheimer’s dan koruyucu ozelliklere sahiptir. yeni zelanda’ya bagli tokelau adasinda yasayan insanlarin gunluk beslenmelerinin %60’i hindistan cevizidir ve ada halki hic hasta olmamalariyla unludur, adaya kalp hastaliklari hic ugramamistir. yani uzun lafin kisasi hindistan cevizi yagini mutfaginiza hala sokmadiysaniz artik zamani geldi :) (http://authoritynutrition.com/top-10-evidence-based-health-benefits-of-coconut-oil/)
iste simdi saglikli yag darken ne demek istiyorum anlatabildim umarim. ve evimize saglikli diye senelerce soktugumuz misirozu, margarin gibi yaglarin aslinda bizi hasta ettigini ya da edecegini artik biliyoruz…

mutfakta ketogenic var!

by @baharloveslowcarb
Herkese merhaba!
@pinoeatshealthy sayesinde basladigim ketogenic beslenme seruvenimi zor sartlarda surdurmeye calistigimi beni instagramdan @baharloveslowcarb olarak taniyanlar her firsatta actigim isyan bayraklarindan, avocado fotograflarinin altina biraktigim acikli yorumlardan belki animsayabilirler :)
Yasadigim ulke sartlari sebebiyle kisitli malzeme ile elimden geldigince bu beslenme seklini eglenceli ve uzun sureli uygulanabilir hale getirmeye calisiyorum ve bu bazen gercekten zor olabiliyor.
Ketogenic diyeti ilk arastirmaya basladigimda “Ne yiyecegim ki?” sorusu beni benden almisti ama zamanla alistim sanirim… Saglikli yag denince liste basini kimselere kaptirmayan hindistan cevizi yagi, avocado bir yana dursun kimi zaman taze tavuk, et ve hic bir zaman taze balik bulamadigim, organik diye bir kavramin ne oldugunu bile kimsenin bilmedigi, yogurt alirken icinde pislik var mi diye kapagini acip bakmak zorunda oldugum (evet bunu her yogurt alisimda yapiyorum sasirmayin) bir sistemde ben bunu basarabiliyorsam eminim siz de yapabilirsiniz. Bazen markette uzun uzun etiket okudugum icin garip bakislara maruz kalsam da, Turkiye’den getirdigim hindistan cevizi yagim 2 ayda tukenince karalar baglasam da, duzgun zeytinyagi buldugumda evi market deposuna cevirircesine stok yapmak zorunda kalsam da, avocado, chia tohumu, balik gibi en buyuk yardimcilar da neymis deyip herkesin evinde mutlaka olan malzemeler ile yoluma devam ediyorum.
Eger kararli olup, mutfak tartinizla duygusal bir iliskiye girmeye hazirsaniz tebrikler! Yolun yarisini katetmissiniz demektir :)
Ne yenir, ne yenmez, ornek menu konularina bu yazida hic girmeyecegim cunku @pinoeatshealthy` nin bu konulardaki postlari oldukca aciklayici zaten. Benim amacim sizlere bu beslenme seklini surdurebilmek icin cok para harcamaya, havali malzemeler kullanmaya, her ogununuz icin ev halkindan cok baska baska yemekler yapmaya ihtiyaciniz olmadigini anlatabilmek. Kullandiginiz malzemeleri olcerek, kalori ve macrolarini hesapladiginiz takdirde evde her zaman pisirdiginiz tencere yemekleri de gayet ketogenic olabilir.. Kirk yillik kiymali tazefasulye, bir anda ketogenic diyetin bas taci olmayacak tabi ki ama gunluk beslenmenizde diyetinizi bozmayacagi da bir gercek..Ornegin bir tencereye 1 kg fasulye, 100 gr kiyma, 1 sogan,1 corba kasigi salcaya da domates, ve 2 yemek kasigi kadar yag koyuyorsaniz ( miktarlar tamamen ornek verme amacli) butun bu malzemelerin toplam besin degerlerini hesapladiginizda size dusen porsiyonunkini de kolaylikla hesaplayabilirsiniz. Bu ornegi vermemin sebebi de her ogunu esinize, cocugunuza pisirdiginiz yemeklerden ayri olarak programlayip pisirmenin bazen zor gelebilecegini biliyor olmam. Gunluk duzeninizi en az etkileyecek, kendiniz icin pratik yontemler bulursaniz isiniz cok kolaylasacaktir.
Dusuk karbonhidratli sebzelerden yaptiginiz tavuk\et sulu corbalar, icine pirinc koymadan pisirdiginiz ispanak yemegi, Pazar sabahi kahvaltilarin bas taci menemen, ekmeksiz yapacaginiz kofte, seker koymadan pisirdiginiz zeytinyaglilar…Ornekler saymakla bitmez ama genel olarak ketogenic beslenmeye adapte edilmis menuler ile hem yemek pisirdiginiz kisilerin saglikli beslenmesine katkida bulunur, hem de uzun vadede sizi yormayacak bir beslenme aliskanligi edinmis olursunuz. Kural cok net: Istediginizi yiyebilirsiniz, gunluk macrolarinizi asmadiginiz surece! Kahvenin yaninda 1 kare bitter cikolata keyfinden sonsuza dek vazgecmek zorunda degilsiniz yani:)
Tabi ketogenic beslenmeyen, bolca karbonhidrat alan ev halkina yemek yaparken de yaptiginiz yemegin sizin beslenmenize birebir uyacak kadar yagli olmasi da pek dogru degil. Salatanin size dusen porsiyonuna fazladan soguk sikim zeytinyaginizdan ekleyip, ara ogunlerinizde yag macronuzu tamamlayacak sekilde beslenmelisiniz.Yuksek miktarda carb alan kisilere fazladan yag yuklemenin de anlami yok. Akillarini celip yaniniza cekebilirseniz ne mutlu size! Ben basaramadim henuz. Bizim evde hala ocagin bir gozunde pilav piserken bir gozunde karnabahar puresi, firinin bir tepsisinde borek piserken ayni anda diger tepsisinde saglikli dusuk karbonhidratli muffinler pisiyor maalesef…
Umarim bu beslenme seklini mantikli bulan ama cesaret edemeyenlere yardimci olacak fikirler verebilmisimdir.
Blogdaki ilk yazimi tabi ki ev sahibesi @pinoeatshealthy`ye bu blogu actigi ve bu konuda Turkce kaynak olusmasina yardimci oldugu icin tesekkurlerimi sunarak bitirecegim…
Tesekkurler Pino:)
by @baharloveslowcarb

neden az miktarda ve kaynagindan emin olarak karbonhidrat aliyorum?

dunyada obezitenin en cok yaygin oldugu amerikada en cok tuketilen seyi duymak ister misiniz? karbonhidrat! hem de gunde ortalama 250-300 gr! gunluk besin aliminin %50si! dunyada gelir ve egitim duzeyi yukseldikce insanlarin yemeyi biraktigi seyi duymak ister misiniz? yine karbonhidrat! kalp krizi geciren insanlarin beslenme duzenleri incelendiginde ne yediklerini biliyor musunuz? hayir yag degil, karbonhidrat! obez cocuklarin diyetinden ilk cikarilan seyi biliyor musunuz? karbonhidrat!
amerika’da karbonhidrat ve seker miktarinin gunluk beslenmede en cok yer tutmasi gerektigi devlet politikasiyla destekleniyor, peki bu konuda devlete en cok lobi yapan ve para akittigi belirtilen firmalari duymak ister misiniz? kellogs (misir gevregi), general mills (tahil ve biskuvi), hershey’s (cikolata, kek), heinz (kurubaklagil ve ketcap), coca cola ve pepsi (asitli ve sekerli icecek), del monte ve dole (konserve meyve) campbell’s (hazir corba), mccain (donmus patates) sara lee (donmus hazir pasta), kraft (toblerone ve binlerce abur cubur), godiva (cikolata), nestle (hepimiz biliyoruz), cargill (tahil ve seker), pepsico (ruffles, doritos vs)!!!
peki amerika’da genetigi degistirilmis organizmalar (GDO) iceren besinlerin uzerinde uyari olmadigini biliyor musunuz? bu durumun degistirilmesinin senatoda gorulmesine engel olmak amaciyla lobi yapip milyonlarca dollar harcayan firmalar kimler sizce? evet yukaridaki ayni firmalar!!! dunyanin en buyuk seker ve karbonhidrat ureticilerinin ayni zamanda GDO kralliklari oldugunu ogrenmek size sasirtti mi? cunku karbonhidrat dunyada en cok tuketilen, uzerinde en cok oynanan, genetigi Allah’in yarattigindan coktan uzaklasan, dolayisiyla en sagliksiz besin grubu!
yedigimiz her ne olursa olsun dogal olmasi, laboratuvarda degil tarlada yetismesi, tohumunun ve yetisme sartlarinin saglikli olmasi, bocek ilaclarindan arindirilmasi gerekli, protein, yag ya da karbonhidrat, hic farketmez. uzerinde oynanan yaglar ve dogal olmayan proteinler tabi ki var ama hicbiri karbonhidrat kadar cok uretilip turketilmediginden en cok zarari aldigimiz karbonhidratlardan aliyoruz. yerine gidip yag almak nispeten kolay ya da guvendiginiz kasaptan et almak da yine oyle, ama sofraniza gelen ekmegin bugdayı iyi mi, biskuvilerin, keklerin unlari saf un mu, tatliniz sekerle mi yoksa fruzktoz ya da glukoz surubu ile mi tatlandirilmis, bunlari bilme ihtimali ne yazik ki neredeyse yok… amerika’da satilan gidalarin 2002’de %70 civarinda, gunumuzde ise %90a kadar uzerinde oynanmis ve dogal olmadigi soyleniyor. bizim ulkemizde bu oranin gercekten %0 mi oldugunu saniyorsunuz?
yani bana gore aldigim karbonhidrat saglikli diyebilirsiniz, bilim dunyasi buyuk ihtimalle yanlis oldugunuzu soyluyor… daha once GDO ve yapisi degismis karbonhidratlarla ilgili verdigim kanitlanmis bilgiler yediginiz karbonhidratin cogunun dogal olmadigini soyluyor… karbonhidrat gerekli diyebilirsiniz ve haklisiniz da ama sandiginizdan cok daha az miktarda ve sadece taze ve dogal sebze ve az sayida meyveden olmak kaydiyla… spor yapiyorum ve karbonhidrat almam lazim diyebilirsiniz, dunyada gunde 50 gr carb alan profesyonel sporcular var ve inanin sizden daha cok ve agir spor yapiyorlar…
ingilizce bilip de konu ile ilgili daha fazla okumak isteyenler icin:

Wednesday, December 10, 2014

ornek ketogenic menu 1

bu beslenme duzenini IGde paylasmaya basladigimdan beridir gun icinde ne yedigim, ne kadar yedigim cok soruluyor, ornek menu yazmam rica ediliyordu… ben de bu nedenle birkac ayri ornek menu yazmak, kalori ve makrolari paylasmak istedim, umarim ketogenic beslenmeyi daha iyi anlamaniza yardimci olur… oncelikle intermittent fasting (IF) yani aralikli oruc adi verilen duzende yani gunun sadece belli bir araliginda yemek yedigimi belirtmek isterim. yani oyle sabah 8den aksam 10a kadar, istedigim gibi istedigim saatte yemek yemiyorum. IF’in ne oldugunu da bir sonraki yazimda anlatacagim. yemek saatlerim 12-19 arasinda, 12den once ve 19dan sonra yemek yemiyorum. uc ana ogun uc ara ogun almazsaniz metabolizmaniz yavaslar coktan curutulen bir olgu, bu nedenle ne metabolizmam yavas ne de ara ogunsuz aclik hissediyorum, 12-19 arasi canim ne zaman isterse yiyorum, 19’da agzimi kapatiyorum.
gelelim menumuze:

sabah kalkinca:
bulletproof kahve (kaliteli bir filtre kahve, hindistan cevizi sutu ve/veya hindistan cevizi yagi frother ya da blenderla karistirilir, icine tarcin da konabilir) ben genelde 100 ml hindistan cevizi sutu ve 5 gr hindistan cevizi yagi koyuyorum.
195 kcal, 20 gr yag, 2 gr carb, 1.5 gr protein

kahvalti:
limon sulu, az deniz tuzlu ve karabiberli 1 (70 gr) avocado, 1 buyuk boy (70 gr) yumurta, 20 gr (avuc ici) mozzarella peyniri, 20 gr mantarla yapilan 10 gr saf tereyaginda omlet ve 20 gr (1 bardak dolusu) ispanak, 20 gr (18 adet) badem ve 3 dilim (30 gr) hindistan cevizi…
550 kcal, 47 gr yag, 11 gr carb, 21 gr protein

ara ogun:
100 gr hindistan cevizi sutu, 50 ml su, 30 gr brokoli ve bol baharat ile brokoli corbasi
160 kcal, 15 gr yag, 3 gr carb ve 3 gr protein

ara ogun:
30 gr (15 adet) ceviz ici
195 kcal, 20 gr yag, 4 gr carb, 4 gr protein

ana yemek:
100 gr tavuk gogsu, 30 gr (3 yemek kasigi) ev yapimi domates sosu, 10 gr zeytinyagi ile tavuk sote
220 kcal, 12 gr yag, 2 gr carb, 23 gr protein


toplam gunluk kalori ve makrolar:
1320 kcal, 114 gr yag, 22 gr carb, 52 gr protein